Şiddetten Korunma Kanunu’nda yapılan değişiklikler
Mayıs 2026’da Federal Meclis, Şiddetten Korunma Kanunu'nda (GewSchG) değişiklikler yaptı. Yasa değişikliğinin amacı, şiddete maruz kalan kişileri şiddet eylemlerinden, tehditlerden ve tacizden daha iyi korumaktır. Alman Federal Meclisi aşağıdaki tedbirleri kabul etmiştir:
- Elektronik Konum İzleme (elektronik ayak kelepçesi): Yüksek riskli vakalarda aile mahkemeleri elektronik konum izleme (eAÜ) tedbirine hükmedebilir. Bu durumda fail, elektronik ayak kelepçesi takmak zorundadır. Bu sayede, yaklaşma ve belirli yerlerde bulunma yasakları daha etkili bir şekilde uygulanabilir. Elektronik ayak kelepçesi ile failin bulunduğu yer izlenir. İsteğe bağlı olarak şiddete maruz kalan kişilere, fail kendilerine yaklaştığında uyarı veren bir alıcı cihaz sağlanır. Yargıç, ancak failin yaklaşma veya belirli yerlerde bulunma yasağını ihlal edeceği ve bunun sonucunda şiddete maruz kalan kişinin hayatı, bedeni, özgürlüğü veya cinsel özerkliği açısından somut bir tehlikenin ortaya çıkacağı öngörüldüğünde (yüksek riskli durumlarda) elektronik konum izlemeye hükmedebilir. Elektronik ayak kelepçeleri, failin özel yaşam alanına hissedilir bir müdahaledir. Mahkeme tarafından elektronik ayak bileği kelepçesi takılmasına karar verilmesi hâlinde, failin karara rağmen kelepçeyi taktırmaması, çıkarması veya işleyişini başka bir şekilde engellemesi durumunda mahkeme, bu kararın uygulanmasını idari para cezası veya disiplin hapsi yoluyla sağlayabilir.
- Zorunlu Şiddet Karşıtı Eğitimler: Şiddet karşıtı eğitimler, daha fazla şiddetin önlenmesi amacıyla davranış değişikliğine odaklanan uzun vadeli bir önleme tedbiridir. Sosyal eğitim kurslarında, faillerin farklı şiddet biçimlerine karşı duyarlılığının artırılması, kendi şiddet davranışlarını fark etmeleri ve bununla yüzleşmeleri amaçlanmaktadır. Şiddetsiz iletişim ve gerilimi azaltma tekniklerini öğrenmeleri hedeflenmektedir. Bu sayede davranış kalıpları kırılabilir ve tekrar suç işlenmesi önlenebilir. Şiddet önleme danışmanlığında, faillere kendi davranışlarını kontrol altında tutmanın yolları gösterilir.
- Koruma kararlarına aykırı davranışlarda daha ağır hapis cezaları: Bir failin, örneğin yaklaşma yasağı gibi adli koruma kararlarına aykırı davranması hâlinde, 2027'den itibaren hapis cezasının üst sınırı, bugünkü iki yıl yerine üç yıl olacaktır.
- Silah Sicilinden Alınan Bilgiler: Aile Mahkemesi, tehlike durumlarını daha iyi değerlendirmek ve şiddete maruz kalan kişileri aile içi şiddetten daha etkili bir şekilde korumak amacıyla Silah Sicilinden bilgi alabilir.
- Şiddetten Korunma Davalarında Güvenilir Kişilerin Eşlik Etmesi: Şiddetten korunma davaları ilke olarak kamuya açık olarak görülmez. Artık, duruşmalarda veya sözlü görüşmelerde güvenilir bir kişinin şiddete maruz kalankişilere refakat etmesine izin verilmesi imkânı açıkça eklenmiştir.
Şiddetten Korunma Kanunu uyarınca gelecekte hangi koruma imkânları geçerli olacak?
Elektronik konum izleme ve zorunlu şiddet önleme eğitimleri sayesinde aile mahkemeleri, şiddete maruz kalan kişileri daha etkili bir şekilde koruyabilir. Bunun yanı sıra Şiddetten Korunma Kanunu birçok başka koruma imkânı da sunmaktadır:
- Konut tahsisi: Şiddete maruz kalan kişi, failin en azından geçici olarak konutu devretmesini ve artık konuta girmesinin yasaklanmasını talep edebilir. Temel ilke şudur: Şiddet uygulayan gider.
Koruma kararı: Aile Mahkemesi, şiddete maruz kalan kişiyi daha fazla tehlikeden korumak için faillere açık emirler ve yasaklar getirir.
Olası tedbirler arasında örneğin şunlar yer alır:
- İletişim yasağı: Failler, şiddete maruz kalan kişiyle hiçbir şekilde iletişim kuramaz. Başka bir ifadeyle onu arayamaz; e-posta, mektup veya sohbet mesajı gönderemez.
- Yaklaşma yasağı: Yaklaşma yasağı (yaklaşmama emri olarak da bilinir) şu anlama gelir: Failin,şiddetemaruz kalankişiyeyaklaşma izni yoktur.
- Belirli bir yerde bulunma yasağı: Fail, mahkeme kararında belirtilen yerlere (örneğin mağdurun evine veya iş yerine) gidemez.
- Önleyici tedbirler: Şiddete maruz kalan kişiler, failin kendilerine fiziksel zarar vermesini beklemek zorunda değildir. Sadece şiddet tehdidi veya takip eylemleri (Stalking) bile bir koruma kararının çıkarılması için yeterli olabilir. Bunun için şiddete maruz kalan kişi, Aile Mahkemesine şiddet koruma kararı çıkarılması için başvuruda bulunur. Koşullar mevcutsa mahkeme yaklaşma yasağı ve diğer tedbirler gibi koruma kararları alır. Çoğu durumda, Aile Mahkemesi birkaç gün içinde geçici tedbir kararı şeklinde bu kararı verir.
Aile içi şiddetten korunmaya ilişkin diğer düzenlemeler ve yasalar
Almanya'da aile içi şiddete maruz kalanlar koruma ve desteğe ihtiyaç duymaktadır. İlişkilerde ve aile içinde işlenen şiddet eylemlerinin ciddi sonuçları olmalıdır. Bu nedenle devlet, şiddete maruz kalan kişileri çeşitli yasalar ve önlemlerle korumaktadır:
- Velayet ve görüşme hakkı: Çocukların şiddet içermeyen bir şekilde yetiştirilme hakkı vardır. Hane içinde aile içi şiddet yaşanması durumunda, bu durum çocuğun refahını tehlikeye atabilir. Çünkü: Aile içi şiddet, şiddet doğrudan çocuklara yönelik olmasa bile çocukları olumsuz etkiler ve onlarda travma yaratır. Şiddet uygulayan ebeveyn, bu durumda velayet ve görüşme hakları konusunda yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. Almanya Federal Adalet ve Tüketiciyi Koruma Bakanlığı (BMJV), Mayıs 2026'da Çocukluk Hukuku'nda kapsamlı bir reform için yasa tasarısı yayınladı; bu reformun odak noktası, velayet ve görüşme hakları kapsamında aile içi şiddete karşı daha iyi koruma sağlamaktır.
- Aile hukukunda yargı yeri seçimi: Aile hukuku davalarında, örneğin görüşme hakkı, velayet veya nafaka davalarında, BMJV’nin planlarına göre gelecekte davacı, yetkili farklı mahkemeler arasından seçim yapabilecek. Aile içi şiddet vakalarında, davanın artık çocukların ikamet ettiği yerde görülmesi zorunlu olmayacak. Böylelikle, fail, taşınma sonrasında dava süreci yoluyla çocukların ve şiddete maruz kalan kişilerin ikamet yerlerini otomatik olarak öğrenemeyecektir. BMJV, bu konuyla ilgili olarak Mayıs 2026'da Aile içi şiddet mağdurlarının korunmasının iyileştirilmesi, davada çocuğun konumunun güçlendirilmesi ve dava verimliliğinin artırılmasına yönelik yasa tasarısını yayınlamıştır. Ayrıca tasarı, aile hukuku kapsamındaki çocuk davalarında, yani örneğin görüşme hakkı veya velayet hakkına ilişkindavalarda, mahkemenin aile içi şiddete ilişkin emareler bulunması hâlinde bundan böyledurumu dikkatle incelemesi ve gerekli araştırmayı yapması gerektiğini somutlaştıran bir düzenleme de içermektedir; burada amaç, aile içi şiddete maruz kalan kişileri daha etkin bir şekilde korumaktır.
- Bir yıllık ayrılık süresi beklenmeden boşanma: Belirli aile içi şiddet vakalarında, şiddete maruz kalan kişilerin talebi üzerine evliliğin bir yıllık ayrılık süresi dolmadan boşanabileceğinin açıkça belirtilmesi amaçlanmaktadır. Bu yeni düzenleme de planlanan reformun bir parçasıdır.
- Dijital şiddete karşı koruma:Dijital Şiddete Karşı Yasa ile beraber dijital şiddete maruz kalan kişiler, Deepfake (derin sahte) içerikler, siber istismar ve nefret söylemi ile daha etkili bir şekilde mücadele etme imkânı elde ediyor. Bu kapsamda Almanya Federal Adalet Bakanlığı, Nisan 2026'da bir yasa tasarısı yayınladı.
Mahkeme sürecinde şiddete maruz kalan kişilere nasıl destek sağlanır?
Mahkeme süreci, aile içi şiddet mağdurları için büyük bir yük teşkil eder. Bu nedenle Dava sürecinde psikososyal destek sunulmaktadır. Dava sürecinde psikososyal destek; ceza davası sürecinde nitelikli, hukuki olmayan danışmanlık, bilgi aktarımı ve desteği kapsar. Ceza Muhakemesi Kanunu’na (StPO) göre, ağır suçların mağdurları bu desteği almaya yasal olarak hak kazanır. Dava sürecinde psikososyal destek, soruşturma ve mahkeme süreçlerinde hayati bir destek sağlar. Özellikle aile içi şiddet gibi kayıt dışı vakaların sayısının yüksek olduğu alanlarda, daha fazla ağır suçun ihbar edilip cezalandırılabilmesi için gelecekte daha fazla kişinin bu desteğe hak kazanması ve dava sürecinde psikososyal desteğinpratik olarak sağlanmasına ilişkin düzenlemelerin iyileştirilmesi hedeflenmektedir. Bu amaçla, Federal Bakanlar Kurulu Mart 2026’da yasa tasarısını kabul etmiştir.
Dava sürecinde psikososyal destek ile ilgili yeni düzenlemelerin karşılaştırması
| Eski düzenleme | Planlanan değişiklikler | |
|---|---|---|
| Dava sürecinde psikososyal desteğe daha iyi erişim | Şiddete maruz kalan yetişkin kişiler, dava sürecinde ücretsiz psikososyal destek alabilmek için özel koruma ihtiyacı olduğunu kanıtlamak zorundaydı. | Ağır suçların ardından, şiddete maruz kalan yetişkin kişiler dava sürecinde ücretsiz psikososyal destek alacaktır. Başka herhangi bir şartı yerine getirmeleri gerekmez. |
| Hukuki yardım hakkı | Aile içi şiddet suçlarına maruz kalan kişiler, genellikle avukatlık ücretlerini kendileri ödemek zorundaydı. | Ciddi vakalarda aile içi şiddete maruz kalan kişiler, ceza davasında kendilerini temsil edecek bir avukat görevlendirilmesini talep etme hakkına sahiptir. |
| Çocuklar, gençler ve engelli kişiler için dava desteği | Çocuklar, gençler ve engelli kişiler, şimdiye kadar (yetişkinler gibi) dava sürecinde psikososyal destek almak için başvuruda bulunmak zorundaydı. | Çocuklar, gençler ve engelli kişiler, gelecekte dava sürecinde psikososyal destek hizmetini resen de alabilecekler. |
Ayrıca, dava süreci destek görevlilerine ödenen ücret artırılacaktır.
Şiddete maruz kalan kişilere, faille olan teması derhal kesmek için hangi hukuki araçları önerebilirim?
Almanya'da Şiddetten Korunma Kanunu (GewSchG), şiddete maruz kalan kişileri daha fazla şiddetten korumak için kullanılan temel araçtır. Şiddete maruz kalan kişiler, Şiddetten Korunma Kanunu uyarınca mahkemeden koruma kararı talep edebilirler. Bu karar genellikle sıkı bir yaklaşma ve temas yasağı içerir. Bu tür bir karara aykırı davranmak suç teşkil eder ve ayrıca Aile Mahkemesi tarafından para cezası veya hapis cezası yoluyla yaptırım uygulanabilir. Şiddete maruz kalan kişilerin acil korunmasından polis sorumludur ve failin karara aykırı davranması durumunda derhal müdahale edebilir.
Şiddete maruz kalan kişilerin, failin yeterince denetlenip izlenmediğine dair endişelerini nasıl giderebilirim?
Yüksek riskli vakalar için öngörülen elektronik konum izleme sistemi sayesinde, failin hareketleri 24 saat boyunca izlenebilir. Gündüz veya gece herhangi bir saatte görevli bir izleme merkezi, fail şiddete maruz kalan kişinin yakınına yaklaştığında izleme sistemi tarafından uyarılır. Şiddete maruz kalan kişi, kendisine ait bir cihaz kullanmayı tercih etmişse fail yaklaşma yasağını ihlal ettiğinde o da izleme sistemi aracılığıyla bir uyarı mesajı alır. İzleme merkezi vakayla ilgilenir ve şiddete maruz kalan kişinin tehlikede olduğunu değerlendirirse derhal polisi uyarır.
Şiddetten korunma amacıyla elektronik ayak kelepçeleri kullanıldığında bu teknoloji tam olarak nasıl işler?
Bu teknoloji, diğer unsurların yanı sıra gerçek zamanlı GPS izleme sistemine dayanmaktadır. Ayak kelepçesi, failin konumunu sürekli olarak bir izleme merkezine gönderir. Sistem, konum verilerini önceden tanımlanmış yasak bölgelerle otomatik olarak karşılaştırır; örneğin, ilgili kişinin kayıtlı adresinin veya kişinin çevresindeki 500 metrelik bir yarıçap. Fail bu bölgeye girerse izleme merkezine anında bir uyarı gönderilir. Gözetim merkezi, ilgili duruma ve tehlike düzeyine bağlı olarak polisi devreye sokar ve şiddete maruz kalan kişiyi ve/veya faili telefonla arar.
Aile mahkemesi veya ceza mahkemesi, faili terapiye zorlayabilir mi?
Şiddete maruz kalan ve mahkeme sürecinden korktukları için şikayette bulunmak istemeyen kişilere hangi destek hizmetlerini yönlendirebilirim?
Ceza davalarında şiddete maruz kalan kişilere, dava sürecinde psikososyal destekle ilgili yasal hakları konusunda bilgi verin. Sertifikalı dava refakatçileri, şiddete maruz kalan kişiyi soruşturma ve ceza davasına hem duygusal hem de bilgilendirici açıdan hazırlar. Dava destekçileri, şiddete maruz kalan kişilerle birlikte polis sorgularına ve ana duruşmaya katılırlar. Bu nitelikli destek, şiddete maruz kalan kişilerin olası ikincil travmalarını önlemede belirleyici bir rol oynar. Dava sürecinde psikososyal destek hakkı, ceza davalarında özellikle ağır vakalarda geçerlidir.
Kendi çalışmalarım için hangi kaynaklardan yararlanabilirim?
- Kadın Sığınma Evi Arama: www.frauenhaus-suche.de adresinde, ülke genelindeki koruma merkezlerinde güncel olarak boş yerleri bulabilirsin.
- Federal Kadın Danışma Merkezleri ve Kadın Acil Yardım Hatları Birliği (bff):www.frauen-gegen-gewalt.de adresindeki web sitesi, dava sürecinde psikososyal destek de dâhil olmak üzere bölgenizdeki uzman danışma merkezleri için ayrıntılı bir arama işlevi sunmaktadır.
- "Kadına Yönelik Şiddet" Yardım Hattı:116 016 (ücretsiz, anonim, çok dilli, 7/24) numaralı hattan; şiddete maruz kalan kişiler, yakınları ve uzmanlar nitelikli ilk danışmanlık hizmeti alabilirler.
- BMJV Platformu Yardım Bilgileri:www.hilfe-info.de adresinde, şiddete maruz kalan kişiler ve uzmanlar yararlı bilgilere ulaşabilirler.
Diğer materyaller
"Cesaretin Destek Buluyor" kampanyasıyla ilgili daha fazla bilgi ve materyale Basın bölümünden ulaşabilirsiniz. Burada Federal Adalet Bakanlığı’nın basın açıklaması ve kampanyanın görselleri indirilebilir.
Federal Adalet ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Dr. Stefanie Hubig ile Röportaj
Röportaj metni
Fiziksel saldırılar, hakaretler, tehditler veya ekonomik kontrol: Bunların hepsi aile içi şiddet olarak nitelendirilebilir; istatistiklere göre Almanya’da her iki dakikada bir kişi bu durumdan etkilenmektedir.
“Aile içi şiddet, nüfusun her kesiminde görülmektedir. İster kırsal bölgelere ister şehirlere ister sosyal konutlara ister müstakil evlerde ister yabancı kökenli ister göçmen geçmişi olmayan kişiler arasında. Ancak tüm vakaların ortak bir noktası var: Şiddete maruz kalan kişilerin çok büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturmaktadır. Federal Adalet ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Dr. Stefanie Hubig, mağdurların daha etkin korunması için çalışmalar yürütürken aynı zamanda failleri de hedef alan önlemlerin alınmasını savunuyor ve "Bunun vakaların yüzde 70'inden fazlasını oluşturduğunu düşünüyoruz." diyor. Failler için elektronik ayak bileği kelepçesini uygulamaya koyan bir kanunu Alman Federal Meclisinden geçirdik. Ayrıca Almanya’daki aile mahkemeleri, gelecekte faillere şiddet karşıtı eğitimler almasına hükmedebilir; böylece failler de şiddetin bir çözüm olmadığını ve bunun yerine başka seçenekleri olduğunu öğrenebilirler.” Yeni yasa önümüzdeki yıl yürürlüğe girecek. Ayrıca, gelecekte aile içi şiddetin velayet ve görüşme hakkı kararlarında da dikkate alınması ve aile içi şiddet mağdurlarının mahkeme süreci boyunca profesyonel destek alma hakkına sahip olması planlanıyor.
Ancak şu anki kampanya, özellikle kırsal kesimde şimdiden farkındalık yaratmayı amaçlıyor. "Kırsal kesimde, şehirlerde ve büyük kentlerde olduğundan çok daha az destek hizmeti olduğunu görüyoruz. Ve biz sadece kırsal kesimde bu konuya ilişkin farkındalığı yeniden artırmak istiyoruz. Ayrıca çok net bir şey de var: Sonuçta toplumda bir farkındalık dönüşümüne ihtiyacımız var; üstelik sadece kırsal bölgelerde değil, elbette şehirlerde de bu gerekli. Bu da öncelikle şunu anlamına geliyor: Hepimiz bu konuya dikkat etmeliyiz. İkincisi ise şunun çok net olması gerekir: ‘Utanç, taraf değiştirmeli.’
Aile içi şiddetten etkilenenler veya bu durumdan etkilenen kişileri tanıyan ve yardım etmek isteyenler için 116016 numaralı 24 saat ücretsiz hizmet veren yardım hattı ve yardım hizmetleri ile birçok bilgi içeren yeni raus-aus-gewalt.de web sitesi mevcuttur.